fbpx

Sarı Safran

DENİZ ÖZEN
Sarı safran bir ova kalmıştı aklında yıllarca. Şimdi rüzgârın kollarında bir rüyada sürüklenir gibiydi. Kıvrılarak giden yol boyu sarının yerini alan bir kahve-kızıl renk cümbüşü tüm görkemiyle kucaklıyordu gözlerini. Elleri geliyordu aklına babasının hep. Kocaman açılmış havada savrulan elleri. Büyük parmakları sonra. Anacığının yüzüne inen, her indiğinde ardı güne bıraktığı morluk. Sarı safran; mordu biraz da. Biri kolunu avuçladığında sürekli irkilmesi bundandı; kimse bilmez. Çok acısa da ses etmezdi ki hiç. Oncacık zamanlarda bile acının büyüklüğü karşısında küçük acıları umursamamayı öğretmişti yaşam.