fbpx

Uzun sürmüş bir yaz

EŞBER YAĞMURDERELİ
Bir akşamüstü Kınalı’dan Burgaz’a yollandım. Niyetim şöyle bir Kalpazankaya’ya uzanıp, Sait Faik’i yoklamaktı. Bakındım göremedim. İskeleye döndüm, baktım oradaydı. Barba Yani’nin meyhanesinde tek başına oturuyordu. Beni gördüğüne sevindi mi, pek anlayamadım. Güldü. Hoş beş ettikten sonra bana bir öykü anlattı. O zaten hep öykülerini önce yaşar, sonra yazardı. Bugün Balıkçı Varbet’i görmüştü. Balıkçı matemdeydi, göğsünde siyah bir kurdele ile. Her gün buluşup da balığa çıktıkları yakın dostu olan martı ölmüştü.