Nazım ALPMAN
Tüm Yazıları
100. Yılın İlkbaharı!
Ana Sayfa Tüm Yazılar 100. Yılın İlkbaharı!

Bu yüz yıllık zaman diliminde nice devlet kuruldu-yıkıldı. Türkiye Cumhuriyeti dimdik ayakta kalmayı başardı. Buradan bakarak 2023’ü şöyle selamlayabiliriz:
“100. yılın ilkbaharı başlıyor!”

Türkiye Cumhuriyeti yeni yılla birlikte
bir asrı devirip 100 yaşına basacak.
Yüz yıl öncesinden bakıldığında o
günlerin dünyasındaki Türkiye ile 100 yaşına
girmiş ülkemiz arasındaki farkları çok net
olarak görebiliriz.
Osmanlı İmparatorluğu’nu darmadağın
eden Yunan Muharebesi’nin, Balkan
Harbi’nin ve Birinci Dünya Savaşı’nın
ardından gelen Milli Mücadele’nin sonunda
bağımsız bir ülke ortaya çıkmıştı:
“Türkiye Cumhuriyeti!”
Yoksul, yoksun, fakir ama başı dik
bir ulusun başını göğe erdiren Türkiye
Cumhuriyeti ve onun kurucusu olan Mustafa
Kemal Atatürk için Beyrutlu Fransız yazarı
Amin Maalouf “İslam dünyasında bir benzeri
daha olmayan” diyor:
“Mustafa Kemal bir ulusun onurunu iade etti!”
Kurtuluş Savaşı’nı bu şekilde
yorumlamıştı ünlü yazar. Esir alınmış
bir ülkeden bağımsız bir cumhuriyet
çıkarabilmişti.
Altı yüz yıl şeriat kanunlarıyla yönetilmiş
Osmanlı’nın devamı ancak laik bir rejimle
farklı bir yöne doğru yelken açabilecekti.
Kuruluşundan itibaren şeriat yanlısı
önemli bir içyapı varlığını koruyageldi.
Menemen’den Madımak’a kadar hep “biz
buradayız!” dediler.
23 Aralık 1930’da yedek subay
öğretmen Mustafa Fehmi Kubilay ve onu
koruyan bekçiler Hasan ve Şevki, şeriat
isteyenlerce katledildiler. Tarikatlar
bu olayın arkasındaki birinci zanlı
olarak gösterilmişler ve en ağır cezaya
çarptırılmışlardı.
Aradan altmış yılı aşkın zaman geçmesine
karşın aynı potansiyel bu sefer de 2 Temmuz
1993’te Sivas’ta ortaya çıktı. Madımak
Oteli’nde 35 can yakılarak öldürüldü!
Cumhuriyet’in en sağlam temeli olan
LAİKLİK bunca saldırıya karşın varlığını
korumayı başardı.
100. yılında da bu ülkenin en güçlü
damarını Atatürk’ün yerleştirdiği laiklik
ilkesi oluşturuyor.
Yeni yılla birlikte Cumhuriyet kendi
coğrafyasında bir asrı geride bırakacak.
Bu yüz yıllık zaman diliminde nice devlet
kuruldu-yıkıldı. Türkiye Cumhuriyeti dimdik
ayakta kalmayı başardı. Buradan bakarak
2023’ü şöyle selamlayabiliriz:
“100. yılın ilkbaharı başlıyor!”

Yazarın Diğer Yazıları
Anadolu’unun Köklü Çınarı: Yaşar Kemal

Beykoz tarihi günlerinden birini yaşıyordu. 10 Ekim 1965 Milletvekili Genel Seçimlerinin propaganda dönemiydi. Sanat tarihçileri tarafından “Su Sarayı” olarak tanımlanan Beykoz’un simgelerinden biri olan Onçeşmeler’in yanı başındaki köşe kahvede Türkiye İşçi Partisi’nin (TİP) toplantısı vardı. Kahvenin içi dolmuş, sonradan gelenler dışarı taşmıştı. Gözlüklü, tok sesli, uzun boylu adam “Oyunuzu adama verin, beygire değil.” diyordu. Adam […]

Devamını Oku
Umudumuz Kadınlar!

Kadın Voleybol Milli Takımı -yaygın adıyla Filenin Sultanları- 2023 yılında bir Dünya Şampiyonluğu üstüne de bir Avrupa Şampiyonluğu kazandılar. Perşembenin gelişi çarşambadan bellidir, bu büyük başarı “sürpriz” olmadı. Kadın voleybolcularımızın kulüpler bazında kazandığı pek çok Avrupa ve dünya şampiyonluklarının bulunduğunu unutmamak gerekiyor. Ayrıca hemen eklemeli, voleybolcularımız başarılı kadın sporcularımız bakımından tek başlarına değiller. Sporun diğer […]

Devamını Oku
Bu Sayıdan Yazılar
Yaşar Kemal’le Geçen Günler / Öğrendiklerim

Zaman zaman sorarlar, Yaşar Kemal’le olan dostluğumuzu. Hayranı olduğum bir insanın/ ulaşılmaz bildiğim bir büyük yazarın bir gün dostu oldum. Nereden nereye derim içimden. Bu yazıya başlarken Çukurova Yaşar Kemal kitabımda da anlattım. Ayşe Semiha Baban’ın içtenliği, ilgisi sayesinde onunla konuştum, birlikte oldum. Ayşe Hanım beni evine aldı, Yaşar Kemal’le söyleşmemizi sağladı. Onun içtenliğini unutamam. […]

Devamını Oku
Anadolu’unun Köklü Çınarı: Yaşar Kemal

Beykoz tarihi günlerinden birini yaşıyordu. 10 Ekim 1965 Milletvekili Genel Seçimlerinin propaganda dönemiydi. Sanat tarihçileri tarafından “Su Sarayı” olarak tanımlanan Beykoz’un simgelerinden biri olan Onçeşmeler’in yanı başındaki köşe kahvede Türkiye İşçi Partisi’nin (TİP) toplantısı vardı. Kahvenin içi dolmuş, sonradan gelenler dışarı taşmıştı. Gözlüklü, tok sesli, uzun boylu adam “Oyunuzu adama verin, beygire değil.” diyordu. Adam […]

Devamını Oku