Begüm ŞAHBUDAK
Tüm Yazıları
Kış Alfabesi
Ana Sayfa Tüm Yazılar Kış Alfabesi

Bir kış nasıl uzaksa diğer kıştan Ben de öyle izledim kırlangıçları balkondan Altı üstü bir bulut, yağdı yağacak Devrik şemsiyeler çay bahçelerinde Arap baharı ve devrim diyen Bardakları sardığımız gazeteler Ölüm haberleri, saçlarda tütün Sobanın isinde nemli çamaşırlar Kabanını ters giymiş bir çocuk ıslık çaldı Kar işte! Bir menzilden içime düşen soğuk hava dalgası Tersine […]

Bir kış nasıl uzaksa diğer kıştan
Ben de öyle izledim kırlangıçları balkondan
Altı üstü bir bulut, yağdı yağacak
Devrik şemsiyeler çay bahçelerinde
Arap baharı ve devrim diyen
Bardakları sardığımız gazeteler
Ölüm haberleri, saçlarda tütün
Sobanın isinde nemli çamaşırlar
Kabanını ters giymiş bir çocuk ıslık çaldı
Kar işte!
Bir menzilden içime düşen soğuk hava dalgası
Tersine rüzgâr, ipler kesik
Bir mevsim nasıl eksikse harflerinden
Ben de öyle çamurlu ve yoksul öğrendim
Yazmayı bir kış alfabesiyle.
Sevgilim, balkondan bağıran bendim
Kırlangıçlar üşümesin.

Yazarın Diğer Yazıları
Kış Alfabesi

Bir kış nasıl uzaksa diğer kıştan Ben de öyle izledim kırlangıçları balkondan Altı üstü bir bulut, yağdı yağacak Devrik şemsiyeler çay bahçelerinde Arap baharı ve devrim diyen Bardakları sardığımız gazeteler Ölüm haberleri, saçlarda tütün Sobanın isinde nemli çamaşırlar Kabanını ters giymiş bir çocuk ıslık çaldı Kar işte! Bir menzilden içime düşen soğuk hava dalgası Tersine […]

Devamını Oku
Bu Sayıdan Yazılar
Yaşar Kemal’le Geçen Günler / Öğrendiklerim

Zaman zaman sorarlar, Yaşar Kemal’le olan dostluğumuzu. Hayranı olduğum bir insanın/ ulaşılmaz bildiğim bir büyük yazarın bir gün dostu oldum. Nereden nereye derim içimden. Bu yazıya başlarken Çukurova Yaşar Kemal kitabımda da anlattım. Ayşe Semiha Baban’ın içtenliği, ilgisi sayesinde onunla konuştum, birlikte oldum. Ayşe Hanım beni evine aldı, Yaşar Kemal’le söyleşmemizi sağladı. Onun içtenliğini unutamam. […]

Devamını Oku
Anadolu’unun Köklü Çınarı: Yaşar Kemal

Beykoz tarihi günlerinden birini yaşıyordu. 10 Ekim 1965 Milletvekili Genel Seçimlerinin propaganda dönemiydi. Sanat tarihçileri tarafından “Su Sarayı” olarak tanımlanan Beykoz’un simgelerinden biri olan Onçeşmeler’in yanı başındaki köşe kahvede Türkiye İşçi Partisi’nin (TİP) toplantısı vardı. Kahvenin içi dolmuş, sonradan gelenler dışarı taşmıştı. Gözlüklü, tok sesli, uzun boylu adam “Oyunuzu adama verin, beygire değil.” diyordu. Adam […]

Devamını Oku