Kemal YALÇIN
Tüm Yazıları
KALBİN TÜYDEN HAFİF OLSUN!
Ana Sayfa Tüm Yazılar KALBİN TÜYDEN HAFİF OLSUN!

Terazideki kalıp

10-17
Aralık
2022
tarihinde bir
Alman grubuyla
Mısır’a geziye
gitmiştim. Kızıldeniz kıyısındaki Hurghada tatil
şehrindeki bir otelde kaldık. Luxor şehrini, Karnak Tapınağı’nı, Nil Nehri’ni ve Kral Mezarları’nı
grup halinde hızlıca gezip gördük. Gezi izlenimlerimi yazdım. Yayımlayacağım. Bu yazımda sadece “TERAZİDEKİ KALP” adı verilen “ÖLÜLER
MAHKEMESݔni anlatmak istiyorum.
Günümüzden 4500- 5000 yıl kadar önce firavunlar krallığında Mısır düşünce ve inancında
KALP hissetmekten, anlamaktan ve üremekten

sorumlu süper bir organdı. Kalp, duyguların
merkezi olarak kabul edilirdi. Kalplerin dengesi, uyumlu bir aşk ilişkisi ile sağlanırdı. Kalp
sadece duyguların değil; hafızanın, zihnin, tüm
bilgilerin de merkezi olarak kabul ediliyordu.
İnsanların yaşarken yaptıkları iyi kötü işler,
hayatın akışı kalpte yazılır, kalp hafızasında
saklanırdı.

“ÖLÜLER KİTABI” denilen kitapta yazılanlar
cennete gidebilmeleri için insanlara yol gösterir,
öğütler verirdi. Ölüler Kitabı’nın en önemli sahnesi cennet ile cehenneme giden yol ayrımında
yapılan “MAHKEME”dir. Alman Mısırbilimci
Karl Richard Lepsius 1842 yılında Turin Ölüler
Kitabı papirüsünün bir çevirisini yayımlamış,
içindeki sözleri bölümlere ayırmış ve böylece bir

düzen oluşturmuştur.
Ölüler Mahkemesi’nde yargılama şöyle
yapılır:
Eski Mısır’daki Ölüler Mahkemesi’nde hassas
bir vicdan muhasebesi yapılırdı. Mahkeme
başkanı yeraltı dünyasının tanrısıdır. Yargılama,
tanrılar huzurunda yapılır. Duruşmanın başında, ölünün kalbi ayakta duran bir terazinin sol
kefesine konur. Terazinin sağ kefesine ise Eski
Mısır’ın ilahi adalet ilkesinin sembolü olan
bir tüy konur. Kâtiplerin koruyucu tanrısı Thoth tutanakları tutar. Terazinin altında, canavar
cellat hazır bekler. Yargılamada ölen insan
hayatını, vicdanının muhasebesini yapar. Suçları
varsa açık açık söyler. Yargılamada en önemli
hayat ilkesi aşka verilen değerdir. Ölü insan
dirilir ve tanrılar önünde aşkına verdiği değeri
şu sözlerle açıklar:
[Ben] aşkıma sahip olduğum için mutluyum,
Yalnız olsam bile.
Kalbim seninkini dengeliyor.
Senin iyiliğinden uzak değilim.
(Hermann 1959, S. 79)
Baş Tanrı bu açıklamayı doğru bulursa konuşmasına devam etmesini söyler. Dirilen insan
Ölüler Kitabı’ndaki vicdanın sesini seslendirir:
Kimseye acı vermedim,
Kimsenin aç kalmasına izin vermedim,
Gözyaşlarına sebep olmadım,
Ben öldürmedim,
Ben öldürme emri vermedim,
Kimsenin acı çekmesine neden olmadım.
(Assmann 1990, S. 139)
İlahi adalet, tanrıların önünde tecelli eder.
Eğer söylenenler doğruysa tüy kalpten ağır
gelir. Kalbin bulunduğu kefe yukarı kalkar. KALP
TÜYDEN HAFİF GELMİŞTİR. Ölümlü insan,
ölümsüzlük dünyasına gitmeyi hak etmiştir.
Cennetin kapısı açılır.
Eğer kalp tüyden ağır gelirse, bu insan
yaşarken aşka değer vermemiş, vicdansızlık,
nankörlük, vefasızlık, kötülük yapmış demektir.
Canavar cellat aşağı inen kefedeki kalbi derhal
yer, yok eder. Bu insanın hayatı tanrıların önünde kesin olarak biter.
Mısır kültüründe ve mitolojisinde KALBİN
TÜYDEN HAFİF OLSUN! demek hayatında aşka,
sevgiye değer ver, kalbin sevgiyle dolsun, iyilik
yap, vefalı ol, vicdanın temiz olsun, yardımsever
ol, sözünde dur, insanları, dünyayı sev, insanları
ve kendini mutlu et, demektir.
Sevgili okurlarım,
Kalbiniz sevgiyle dolsun!
Kalbiniz tüyden hafif olsun!
Bochum, 2 Ağustos 2023, Kemal Yalçın
Kaynaklar:
Lange, Axel, Das Herz auf der Waage, Freie
Universität Berlin
https://www.fuberlin.de/presse/publikationen/fundiert/archiv/2000_01/00_01_lange1/
index.html
Assmann, Jan: Ma´at. Gerechtigkeit und Unsterblichkeit im Alten Ägypten. München 1990.
Siehe bes. das Kapitel V. Reinheit und Unsterblichkeit: Die Idee des Totengerichts, S. 122ff.
Brunner, Helmut: Herz. In: Wolfgang Helck,
Wolfhart Westendorf (Hrsg.): Lexikon der Ägyptologie. Wiesbaden 1977, S. 1158-1168.
Feucht, Erika: Herzskarabäus. In: Wolfgang
Helck, Wolfhart Westendorf (Hrsg.): Lexikon der
Ägyptologie. Wiesbaden 1977, S. 1168-1170.
Hermann, Alfred: Altägyptische Liebesdichtung. Wiesbaden 1959.
Hornung, Erik: Das Totenbuch der Ägypter.
Zürich 197

Yazarın Diğer Yazıları
Çankaya Köşk’ünün, TBMM’nin Başmimarı

Nazilerden kaçarak Türkiye’ye sığınmış olan antifaşist bir insandı. Meslek hayatının 27 yılı Türkiye’de geçti.

Devamını Oku
Bu Sayıdan Yazılar
Yaşar Kemal’le Geçen Günler / Öğrendiklerim

Zaman zaman sorarlar, Yaşar Kemal’le olan dostluğumuzu. Hayranı olduğum bir insanın/ ulaşılmaz bildiğim bir büyük yazarın bir gün dostu oldum. Nereden nereye derim içimden. Bu yazıya başlarken Çukurova Yaşar Kemal kitabımda da anlattım. Ayşe Semiha Baban’ın içtenliği, ilgisi sayesinde onunla konuştum, birlikte oldum. Ayşe Hanım beni evine aldı, Yaşar Kemal’le söyleşmemizi sağladı. Onun içtenliğini unutamam. […]

Devamını Oku
Anadolu’unun Köklü Çınarı: Yaşar Kemal

Beykoz tarihi günlerinden birini yaşıyordu. 10 Ekim 1965 Milletvekili Genel Seçimlerinin propaganda dönemiydi. Sanat tarihçileri tarafından “Su Sarayı” olarak tanımlanan Beykoz’un simgelerinden biri olan Onçeşmeler’in yanı başındaki köşe kahvede Türkiye İşçi Partisi’nin (TİP) toplantısı vardı. Kahvenin içi dolmuş, sonradan gelenler dışarı taşmıştı. Gözlüklü, tok sesli, uzun boylu adam “Oyunuzu adama verin, beygire değil.” diyordu. Adam […]

Devamını Oku