Orkun Galolar
Tüm Yazıları
Şükrü Erbaş
Ana Sayfa Tüm Yazılar Şükrü Erbaş

1ŞAİR, nasıl ŞİİR yazar?

1ŞAİR, nasıl ŞİİR yazar?
Şair, dil içinde dil yaratandır. İnsan içinde insan, toplum içinde toplum yaratandır. Doğayı insanlaştırandır. Onu var eden her şeyin, onu yok eden her şey olduğunu çok erken görmüştür. Onu kuşatan tüm bu gerçekliği yıkacaktır. Kendi acısının, özgürlük bilincinin ve toplumun büyük yalnızlığının odağında yeniden kuracaktır. Bunun için elinde tek bir gereci vardır: Dil. Edebiyatın diline dönüşmemiş hiçbir şeyin bu dünyada bir hayatı olmamıştır, olamaz. Onun için şair, edebiyatçı, herkesin kullandığı dili sese dönüştürür, renge dönüştürür, harekete dönüştürür, yeni bir hayale ve hakikate dönüştürür. Yazdığı şiir parmak izidir şairin. Nasıl yazar, nasıl yazılır, bunların içinden kendiliğinden doğar.

1ŞAİR, ŞAİR adaylarına ne tavsiye ediyor?
İnsan, tarih, doğa, felsefe, psikoloji, toplumbilim, sanat ve edebiyata ilişkin, hiç durmayacak bir öğrenme tutkusu. Doyumsuz bir anlama ve bilme çırpınışı. Yatışmayacak bir huzursuzluk, sorgulama, çatışma. Yeni bir dünya modeli tasarlama yetisi elde etme. Yazdığı dili şölene dönüştürecek bir dil bilinci, sevgisi ve yazma tutumu. Ne bireyi ne toplumu ötekine feda edecek bir hayat bilgisi. Ve yazdığı dilin büyük şairlerini, edebiyatçılarını hece hece bilecek bir edebiyat donanımı. Sonrası, sonsuz bir emek ve sabır.

1ŞAİR, hangi kitapları öneriyor?
Bizim ve dünyanın şiir tarihine şöyle göz ucuyla bakmak bile, okumak için on ömrün yetmeyeceği yüzlerce büyük şairi, şiiri kalbimize dolduracaktır. On isim saysam binini eksik bırakacağım. Yine de bir deli cesaretiyle, yazdığı dilin şiirini kuran, o şiirin yatağını değiştiren, derinleştiren birkaç büyüğü saygıyla anayım: Yunus Emre, Pir Sultan Abdal, Karacaoğlan, Hâfız, Sâdi, Shakespeare, Tagore, Baudelaire, Nâzım, Ritsos, Neruda, Whitman, Seferis, Eluard, Aragon, Mayakovski, Yesenin, Adonis, Mahmut Derviş… bir daha bize dönelim… Dağlarca, Necatigil, Melih Cevdet, Oktay Rifat, Orhan Veli, Külebi, Cansever, Uyar, Cemal Süreya, Gülten Akın… öyle değerli bir liste ki, uzar gider…

Yazarın Diğer Yazıları
Sahi Kaç Bahar Eskitir ki İnsan?

“Memento Mori” öleceğini hatırla anlamına gelen Latince bir deyiş. Fani olan insanoğluna her şeyin sahibi olsa bile aslolanın ölüm oluşunu hatırlatan bir uyarı, bir gerçeklik tiradı, bir haykırış. Roma İmparatorluğu’nda savaşa iştirak ederek zafer kazanan generallerin köleleri tarafından da generallerin sürekli kulaklarına fısıldanan sözlerden biri aynı zamanda. “Güce, başarıya, alkışa ve zafere kapılarak gerçekliğin tınısından […]

Devamını Oku
Bu Sayıdan Yazılar
Yaşar Kemal’le Geçen Günler / Öğrendiklerim

Zaman zaman sorarlar, Yaşar Kemal’le olan dostluğumuzu. Hayranı olduğum bir insanın/ ulaşılmaz bildiğim bir büyük yazarın bir gün dostu oldum. Nereden nereye derim içimden. Bu yazıya başlarken Çukurova Yaşar Kemal kitabımda da anlattım. Ayşe Semiha Baban’ın içtenliği, ilgisi sayesinde onunla konuştum, birlikte oldum. Ayşe Hanım beni evine aldı, Yaşar Kemal’le söyleşmemizi sağladı. Onun içtenliğini unutamam. […]

Devamını Oku
Anadolu’unun Köklü Çınarı: Yaşar Kemal

Beykoz tarihi günlerinden birini yaşıyordu. 10 Ekim 1965 Milletvekili Genel Seçimlerinin propaganda dönemiydi. Sanat tarihçileri tarafından “Su Sarayı” olarak tanımlanan Beykoz’un simgelerinden biri olan Onçeşmeler’in yanı başındaki köşe kahvede Türkiye İşçi Partisi’nin (TİP) toplantısı vardı. Kahvenin içi dolmuş, sonradan gelenler dışarı taşmıştı. Gözlüklü, tok sesli, uzun boylu adam “Oyunuzu adama verin, beygire değil.” diyordu. Adam […]

Devamını Oku