Rıza Oylum
Tüm Yazıları
İnce Memed: Bir Uyarlanamama Hikayesi
Ana Sayfa Tüm Yazılar İnce Memed: Bir Uyarlanamama Hikayesi

Yaşar Kemal, Türk edebiyatının çınarı olarak Anadolu’nun kadim kültürünü romanlarına ve öykülerine yansıtan az sayıdaki uluslararası yazarımızdan biri. Onun unutulmaz eseri İnce Memed ise hiç kuşku yok ki Türk edebiyatının tescilli bir klasiği. Tescilli diyorum zira Notos Öykü dergisi 249 yazara 44. sayısında ‘Türk Edebiyatının Klasikleri Nelerdir?’ sorusunu sormuş, 40 kitaplık listenin başında da İnce […]

Yaşar Kemal, Türk edebiyatının çınarı olarak Anadolu’nun kadim kültürünü romanlarına ve öykülerine yansıtan az sayıdaki uluslararası yazarımızdan biri. Onun unutulmaz eseri İnce Memed ise hiç kuşku yok ki Türk edebiyatının tescilli bir klasiği. Tescilli diyorum zira Notos Öykü dergisi 249 yazara 44. sayısında ‘Türk Edebiyatının Klasikleri Nelerdir?’ sorusunu sormuş, 40 kitaplık listenin başında da İnce Memed çıkmıştı. Edebiyattaki ağırlığı su götürmez bir eser olan İnce Memed, destan geleneğinin Türk romanındaki son temsilcisi gibidir.

Türk edebiyatı için bu denli önemli bir yerde duran İnce Memed, sinemamız için nerede duruyor? Nihayetinde sinemamız ilk adımlarını edebiyattan beslenerek atmış ve bu bağ her dönem güçlenerek devam etmişti. Türk sineması, daha otuzlu yıllarda yani daha emekleme devrindeyken edebiyatla ve edebiyatçılarla ilişkilerini kurmaya başlamıştı. Nâzım Hikmet, bu yıllarda Türk sineması için senaryolar yazıyordu. Ayrıca akım ve tiplemeler de edebiyattan sinemaya geçmişti. Kerime Nadir, Muazzez Tahsin ve Esat Mahmut’un melankolik ve bitirim tiplemeleriyle başlayan aktarım zaman içinde Orhan Kemal ve Fakir Baykurt gibi toplumsal gerçekçi ve köy edebiyatı yazarları sinemada karşılık bulmaya başlamıştı. Yaşar Kemal de 1950 sonrasında bazen öyküleriyle bazen de yazdığı film senaryolarıyla sinemaya adım atmış yazarlarımızdan biri. 1955 yılında Lütfi Ömer Akad’ın çektiği Beyaz Mendil filmi ilk Yaşar Kemal uyarlaması. Daha sonra farklı eserleri sinemada karşılık buldu. Ancak İnce Memed sinemanın şanssız çocuğu olarak kalmayı sürdürdü.

Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın, Film Denetleme Kurulları’nın aldığı sansür kararlarını içeren 3 ciltlik eseri yayımlamasıyla ulusal sinemamızın sansür tarihini görmüş olduk. Akademisyen Ali Karadoğan ile Semire Ruken Öztürk’ün derlediği “Sansür Karar Defterleri Üzerine Bir İnceleme: Türkiye’de Sinema Sansürünün Tarihi 1932-1988” adlı eser, daha senaryo aşamasında filmlerin çekilmelerine engel olunan film projeleriyle dolu. İnce Memed de bu film projelerinden biri. “Lüdfi Akad tarafından yazılıp Şeref Film Kurumunca filme alınacak olan İnce Memed-Şahinim adlı senaryo 9.6.1969 tarihinde Merkez Film Kontrol Komisyonu tarafından tetkik edilmiştir. Senaryo genel havası itibariyle, Milli Rejime aykırı olan siyasi, iktisadi ve içtimai ideoloji propagandası yapar, askerlik şeref ve haysiyetini rencide eder, memleketin emniyet ve inzibatı bakımından zararlı ve suç işlemeğe teşvik eder bir durum taşıdığından, Nizamname’nin 7. maddesinin 5, 7, 8, ve 9. fıkraları gereğince filme alınması sakıncalı bulunduğuna ekseriyetle karar verilmiştir.” Bu aşılamayan klasik devlet nizamında tehlikeli bulunmuştu. Çok sayıda gerçekçi eser gibi.

Bu büyük ve görsel roman farklı diller de de karşılık bulmuştur. Yaşar Kemal sadece ulusal değil uluslararası bir değer. Öyle ki ülke sınırı tanımayacak şekilde hayranları var. Hindistan sinemasının meşhur yönetmen ve oyuncusu Aamir Khan 2017’de Türkiye’ye geldiğinde hiç Türk filmi izlemediğini ama Yaşar Kemal’in İnce Memed romanını okuduğunu söylemişti. İnce Memed’in sinema hakları da uluslararası tanınmışlığından sonra 1970’lerde Amerikalı büyük yapım şirketi 20Th Century Fox Şirketi tarafından satın alınır. Romanı Türkiye’de uyarlamak isteyen şirket mecburen gene sansür kuruluna gitmek zorundadır. İlk başvurudan 10 yıl sonra ikinci başvuruda da sonuç değişmez: “Yaşar Kemal’in (İnce Memed) adlı romanından alınarak Peter Ustinov tarafından senaryoya aktarılan sözü geçen Memed adlı senaryonun içerik bakımından Türk Devletinin Ülkesi ve Ulusuyla bütünlüğünü bozucu etki yapan ve kamu düzenine veya ulusal güvenliği menfi yönde etki yapan nitelik taşıdığı kanaatine, varıldığından, Filmlerin ve Film Senaryolarının Denetlenmesi Hakkında Tüzük’ün 18. madde (B) ve (C) fıkralarına göre oybirliği ile reddine karar verilmiştir.”

Peter Ustinov’un Türkiye’de izin alamayınca Yugoslavya’da çektiği “Memed My Hawk” (1984) uyarlamasının çekimine izin verilmediği gibi çekilmiş filmin gösterimine de izin vermediler. Sansür kurulu 2 sefer başvuru yapılmasına rağmen bölünmez bütünlüğe aykırı bulduğu filmin 1985’te gösterim talebine de olumsuz cevap vermiş. Yeri gelmişken belirtmekte fayda var; Peter Ustinov’un uyarlaması romanın derinliğinden ve titizliğinden çok uzakta kalmış, Çukurova’nın esmer simalarında vücut bulan öykü Yugoslavya’da sarışın tiplere dönünce romanın ruhu kaybolmuştu.

Bu uyarlanamama haline karşın Türk sinemasında farklı isimler altında İnce Memed’i hatırlatan filmler de karşımıza çıktı. “İnce Cumali” (1967) “İnce Memed Vuruldu!” (1975) gibi resmi olmayan uyarlamalar sinema tarihinde keşfedilmeyi bekliyor. Bu girift ilişkinin izini sürdüğümüz yazıyı Yılmaz Güney’in veciz sözüyle bitirelim:

“‘İnce Memed’ sinemamızda değişik adlarda 19 kere filme alındı; bunların 17’sinde ben oynadım!”

Yazarın Diğer Yazıları
İnce Memed: Bir Uyarlanamama Hikayesi

Yaşar Kemal, Türk edebiyatının çınarı olarak Anadolu’nun kadim kültürünü romanlarına ve öykülerine yansıtan az sayıdaki uluslararası yazarımızdan biri. Onun unutulmaz eseri İnce Memed ise hiç kuşku yok ki Türk edebiyatının tescilli bir klasiği. Tescilli diyorum zira Notos Öykü dergisi 249 yazara 44. sayısında ‘Türk Edebiyatının Klasikleri Nelerdir?’ sorusunu sormuş, 40 kitaplık listenin başında da İnce […]

Devamını Oku
2023’te Ulusal Sinemada Kadın Yönetmenlerin Filmleri

2000 sonrası zenginleşen ulusal sinemamız, kadın yönetmenlerin de daha fazla görünür oldukları bir dönemin habercisi oldu. Cahide Sonku, Bilge Olgaç ve Birsen Kaya’nın ilk adımlarıyla filizlenen ulusal sinemanın kadın yönetmenleri ağacı, 90’lardan sonra Tomris Giritlioğlu, Biket İlhan, İlksen Başarır’ın başarılarıyla yerini sağlamlaştırmıştı. 2000 sonrası ise Pelin Esmer’in filmleriyle zengin bir konu çeperi oluşmuş oldu. Peki […]

Devamını Oku
Bu Sayıdan Yazılar
Yaşar Kemal’le Geçen Günler / Öğrendiklerim

Zaman zaman sorarlar, Yaşar Kemal’le olan dostluğumuzu. Hayranı olduğum bir insanın/ ulaşılmaz bildiğim bir büyük yazarın bir gün dostu oldum. Nereden nereye derim içimden. Bu yazıya başlarken Çukurova Yaşar Kemal kitabımda da anlattım. Ayşe Semiha Baban’ın içtenliği, ilgisi sayesinde onunla konuştum, birlikte oldum. Ayşe Hanım beni evine aldı, Yaşar Kemal’le söyleşmemizi sağladı. Onun içtenliğini unutamam. […]

Devamını Oku
Anadolu’unun Köklü Çınarı: Yaşar Kemal

Beykoz tarihi günlerinden birini yaşıyordu. 10 Ekim 1965 Milletvekili Genel Seçimlerinin propaganda dönemiydi. Sanat tarihçileri tarafından “Su Sarayı” olarak tanımlanan Beykoz’un simgelerinden biri olan Onçeşmeler’in yanı başındaki köşe kahvede Türkiye İşçi Partisi’nin (TİP) toplantısı vardı. Kahvenin içi dolmuş, sonradan gelenler dışarı taşmıştı. Gözlüklü, tok sesli, uzun boylu adam “Oyunuzu adama verin, beygire değil.” diyordu. Adam […]

Devamını Oku